Düşündüm ki,
Herkes benim gibi hissediyor. Mutluluk, cesaret, inanç, huzur, korku, sevgi, endişe, ölüm.. Bazılarıda iman...
Bu hisler aynı.. Düşünce yöntemleri değişik belki, bilgi dağarcıkları farklı her insanın.. Benden çok bileni de az bilenide aynı hislerle yaşıyor ve ölüyor.. Kara, beyaz, iyi, kötü.. Hep aynı hisler.. Irk ayrımı yapmıyor insanlık..
Sadece insanların kişilikleri olduğu gibi toplumlarında çoğunluğun kültür, düşünce yöntemi gibi farklılıkları oluşturan özelliklerinden dolayı milletler kavramı ortaya çıkıyor..
Fakat bir milletin başarı için cesaret aldığı ana unsur tarihidir..
Oysa ki bütün milletlerin tarihinde başarısızlıklar, hatalar olduğu gibi değişiklikler ve sahte kahramanlarda bulunur. Aynı zamanda da bütün milletler tek bir aileden gelir...
Milletlerin ya da ırkların bazı saçmalıklarını sorgulamak bir yana bireysel olarak herhangi bir insandan farklı çok az bir yanımız olduğu aşikardır. Ana tema daima iyi ve kötüdür. Kötü bencil olandır. Firavunlar gibi.. Bencilliği, kibri gözünü karartan ve kendisini ilah zannedendir.
İslamiyet insanı bundan arındırır. İnsanın diğerlerinden farksız olduğunu anlatır. Tanrı'nın tek olduğunu ve acziyet sahibi olmayan, zamandan ve mekandan münezzeh, aklın algılamakta zorlanacağı bir mutlak olduğunu anlatır.
İnsan samimi olarak hayata baktığında, çevresine baktığında O'nun varlığına dair izler görebilir fakat bunları umursamadığında firavunlaşır. Yani ihlas kavramı bu samimiyetle başlar ve tefekkür kavramı O'nun yarattıklarından bir tek Tanrı'nın varlığını algılamak ile başlar..
Irkçılık, bilgi ile gelen kibir, zenginlik ile gelen kibir.. Bunlar insanı kendisinin üstün zannetmesi için yeterli oluyor. Kendisinin sıradan bir insan olduğunu söyleyen bir ateist bile pek çok zaman kibirli oluyor. İnsanın sevgisi ve birbirine yardım etmesi yeterlidir diyen bir insan zor bir kıtlık anında nasıl tavır alır?
İnsanın içinde daima derin bir Tanrı inancı olduğunu düşünüyorum. Daima derin bir Tanrı sevgisi. Bunu kendimde zamanında gördüm ve bunu kibrim, bencilliğimle utanarak örtmeye çalıştım. Ne salakmışım! ALLAH bizi affetsin..
---
Düşüncelerimi derleyip bilimsel bir metod ile kitaplaştırmak istiyorum. Çünkü unutkanlığım git gide artıyor ve insanlarada anlatmam gereken şeyler olduğuna inanıyorum.
İlk kitabımı "NEDEN?" gibi bir soruyla yazmak istiyorum. İçerisinde kendime neden diye sorduğum soruların cevaplarını yazmak istiyorum. Bunları bilimsel bir temel üzerine kurmak ve açıklamak istiyorum.
Neden? Çünkü insanlar benim gibi.. Sorgulamaya ve cevapları bulmaya ihtiyaçları var içlerinde derinlerde saklı o hissin anlamını. Gençlerin bu aldatan dünya düzeni içerisinde cevaplara ihtiyaçları var. Benim de kendime labirentin haritasını çizmeye ve yeni yollara nereden ulaşacağıma görme ihtiyacım var.
30.03.2011-03:49
0 yorum:
Yorum Gönder