Başından beridir böyleyim.. Arafta.. Korkuyorum böyle ölmekten..
Bazen kendimden çok tiksiniyorum.. Olmak istediğim kişiye çok uzak olduğumu gördükçe..
Kurallar aslında çok basit. Kalk, ibadet et ve sakinleşip düşün. O sırada istediğin her şey sana veriliyor ama ya aldanıyorsun bunlarla vakit harcıyorsun ya da aslında ne istediğini aramaya devam ediyorsun.
Kainatın bir ritmi var.. Yok öyle bir şey.. Kainat sana istediğini geri döndürür.. Büyük yalan... Toprak Ana eli boldur.. Materyalist zırvalıklar...
Gebereceksin!
İt gibi gebereceksin belki. O toprağın sen oluşu, senin en ufak bir sevgi, korku hislerini ortaya çıkarışını aklın alıyor mu? Elbette beyin ve sinir sistemi. Elbette bu fakat bu nasıl oldu bunu aklın alıyor mu? Toprak olduktan sonra bizi tekrar kim yaratacak diyorsun ama..
Ellerini aç.. Avuçlarına bir bak.. Bunun tesadüf olması tam bir zırvalık. Bu bir sanat. Bir akıl ürünü bu her şey. Sonsuz bir akıl...
Bir bilim dergisinde yazıyor açıkça : “Bedenimizin tamamı bir yana, sadece baş parmağımız olmasaydı teknik ve medeniyet ortaya çıkmazdı.”
İster evrimleş, ister devrimleş bir yapay zeka programını bile kodlayan bir programcı var. Tesadüfen herşeyin meydana gelmesi SADECE SAÇMALIK!
Şimdi O her yerde.. Ne gerek vardı bu protokole diyorum bazen ama doğru ya sapın samandan ayrılması gerek.
Değişmek istiyorum. Nefsimin daha iyi şeylere yönelmesini istiyorum. Evlenmek istiyorum ki bu vesileyle sapıkça düşünceler bana yaklaşmasın. Disiplinli olmak istiyorum ki böylelikle sevdiklerime ayırabilecek vaktim olsun. İşim ve hayatımın ve ibadetlerimin bir dengede olmasını istiyorum.
Tövbe etmek istiyorum..
Çok zor geliyor bana tövbe etmek. Çünkü geri dönüşü olmaması gerekiyor tövbenin. Elbette insanız kendimize güvenmememiz gerekiyor çok ama hazır olduğunuda hissetmen gerekiyor hani.. Nefsini bir kötülükten, fenalıktan vazgeçmesi için zorlamaya başlamanın anıdır tövbe. Çok çetin bir savaş başlar tövbe etmenin huzuru ardından. Geri dönmemek istersin ama nefsinin bu fenalığına karşı kayıtsız, umarsız kalmalısın. O an onu kaale bile almamalısın..
Bunları yazıyorum çünkü anladıklarımı, düşündüklerimi değerlendirmek için bir harita çiziyor gibi oluyorum. Ya da haritama bakıyor gibi. Belki de ikisi...
Kendimi ibadetlerime yöneltmek için çok uğraştım. Yine uğraşacağım inşallah. Ama daha öncesinde uğraşmam gereken başka şeyler var. Öncelikle beni ibadetlerimden alıkoyan engellerle savaşmam gerektiğini anladım. Bunlar benim geride bıraktığım açık kapılar. Bu kapıları var gücümle ittirmem ve kilitlemem gerekiyor ki oradan beni tutup yine karanlığa çekmesinler..
İşte yazmak bu işe yarıyor.. Kimin okuduğu önemsiz...
...vesselam
09.03.2011-03:46
0 yorum:
Yorum Gönder