Son yazdığın yazının üzerinden çok geçmedi. Yine anladım ki iş güç için kendimi paralamamam gerekiyor. Kendimi zaman konusunda ne kadar zorlasam çok komik fakat bir o kadarda zamanımı mahvedecek engeller ortaya çıkıyor.
Kısacası elimde ki işleri yapayım derken çok sağlam hasta oldum. Kömür zehirlenmesi, aşk zehirlenmesi, üşütme, diş ağrısı.. Bunların hepsi ardı sıra geldi. Son 2 gündürde yatalak haldeydim hastalıktan. Neyse kurtuldum elhamdülillah..
Bugün işlerimi yapmak için oturmadan önce bilgisayarın karşısına biraz ingilizce çalışayım dedim. Öyle ki CMD arkadaşımında söylediği aklımda kaldı. Zaten ne zamandır aklımdaydı. Ben Türkçe içerikli web sitemde 30 tık'a karşılık 2,30$ para kazanıyorum ortalama olarak. CMD İngilizce içerikli basit bir web sitesinden aldığı tık başına 0,80$ kazanmış olduğunu söyleyince artık ingilizceyi yalayıp yutma vakti geldi dedim.
En kötü İngilizce içerikli siteden 0,20$ kazanıldığını varsayalım. Bu durumda dahi benim web sitem İngilizce içerikli olsaydı kazanacağı günlük miktar 6$ olurdu. Hemde dandik bir blog sitesi bu bahsettiğim.
Google'ın iki yüzlü davranmasından tiksiniyorum. Bunu en iyi webmasterlar görebiliyor. Adamlar resmen Google ile olsun, Youtube ile olsun dünyaya kafa tutuyorlar. Çok komik bir durumun tam ortasındayız. Google Adsense gibi gelişmiş bir reklam sistemimiz yok. Adtech vardı Türk yapımı o da 0,01 gibi komik rakamlar vererek ve çoğu webmaster'ı saçma sebeplere banlayarak iyice gözden düştü. Merak ediyorum neden bir Ulusal arama motorumuz yok. Çok pahalı vs.. vs.. Server yetmez falan fiskos.. Çok saçma.
Önce ulusal ip adreslerimiz içerisinde kullanılabilecek bir arama motorunu akıllıca herkese sunabiliriz. Daha sonra global dünyaya açılabilir. Ben milliyetçilik yapalım demiyorum sadece tekelleşmeden kurtulalım ki birileri kendini devlet sahibi sanıp devletlere kafa tutmasın ve rekabet etsin. İsteyen yine Google kullansın. Google karşıtı olmak saçma. Ben sadece tekelleşme karşıtıyım.
Neyse döktük kurtlarımızıda. Gelelim sözün özüne. İngilizce çalışmaya başladım :)
Where were you / Sen nerdeydin?
I was in the home? / Ben evdeydim
They were in the village. / Onlar köyde değillerdi.
Bu yukarıdakilerle geçmiş zaman cümleleri kurmaya başladım. Çok basit değil mi? Ama ben bilmiyorum. Hey gülme sen PHP biliyor musun :) Bende onun öğretmeniyim işte :P
Şaka bir yana şimdi eğitim sistemimizide eleştirirdim ama herkes eleştiriyor. Herkes Google'ı eleştirmediği için eleştirdim :)) Eğitim sistemimizi siz eleştirin.
Gelelim sahiplik cümlelerini kurmaya;
Bilindik cümleler;
I have got a cat. / Ben bir kediye sahibim.
Fuck off! What me? / Zidir git lan! Bana ne? :)
Has she got two pink dress / Onun iki pembe kıyafeti mi var?
Yes, She has got two pink dress / Evet, onun iki pembe kıyafeti var.
Has a bird got two wings / Bir kuşun iki kanadı mı var?
Stupid! What you think? / Aptal! Ne sandın? :)
Kısaca şimdilik öğrendiklerim böyle. Birde this(bu) ile these(bunlar) kelimeleri arasında ki söyleniş tarzı farkını nasıl anlayabileceğimi anladım.
This = Diz
These = Diğz
Yani yumuşak g varmış gibi okuyacakmışız.
Dağılın lan! :)
0 yorum:
Yorum Gönder